7 Aralık 2013 Cumartesi

Seyyar Simitçiyi Fark Etmek


Kurban olmak gerek. Kurban olana yaranmak gerek.  

Bir günün sabahında uykulu gözlerle kalkıp aynı güneşin doğuşunu farklı seyretmek, farklı duygular hissetmek, o günün anlamını kazandığı anı bilmek, güneşin geceden batmış olduğunu bilmek, o günü kime kurban ettiğini tüm vücudun ile birlikte ruhuna aksettirmek, güneşin doğuşunun anlamını kazandığı anı keşfetmek, kurban olduğunu bilmek. 

Seven sevdiğine sevdiğini söylesin. HZ. Muhammed (SAV) 

Hangi gün sevdik dedik hangi gün sevildiğimizi hissettik. Güneşin doğduğunu fark edip sevilmediğimizden bahsettik.  

Güneşin her gece battığı gerçeği gibi güneşin her sabah doğduğu gerçeğini neden bilmedik. 

Sabah uykulu gözlerle kalkıp sıcak yatağından vazgeçmişti. Hala günün tam ışımadığını fark edip pencerenin önünde ki yerini almıştı. Güneş yavaş yavaş yüzünü göstermiş yeni günün haberini vermişti. Kalkıp yerinden suratına su çarptığında uyandığını hissetti ve aynada ki suratına bakıp yine kahır etti. Bu yara nasıl geçerdi bilemezdi insanlar onu görmemek istercesine sanki yollarda yönlerini değiştirirlerdi. Hep yalnız kahvaltı yapardı ve bugünde diğeri günlerden farklı değildi ve kahvaltısını hazırlamak üzere mutfağa girmişti. Bir yumurta kırdı tavada pişmek istemeyen isyan eden bir yumurta vardı sanki demlikte kaynayan çay bağırır gibi bir iki kelam ediyordu. 

Üzerindeki geceliği çıkarırken yeni anlamsız bir gün için tekrar bir şeyler giyineceğinden rahatsız oluyor gecelikleriyle işine gitmek istiyordu. Giydiği takım elbisesi ile aynanın karşına geçmişti ve tekrar mutsuzluğunu izlemişti.  

Arabasına binip işin yolunu tutmuştu ve gitti yol üzerinde bugün ilk defa bir simitçi olduğunu fark etmiş. Simitçiden simit alan bir çiftin mutluluğuna tanıklık etmişti. Bir nebze mutluluk için aracını park edip çiftlerin mutluluğundan nasiplenmek umuduyla simitçinin yanına gitmiş bir simit almıştı. Bu onun için gerçekleşen bir ilkti bugün onun için farklı bir şeyler oluyordu sanki artık yaşadığı hayattan farklı hayatlarda da mutluluk olduğunu fark etti. 

Sahilde denizin üzerine vuran güneş bugün ona farklı gelmiş içini bir mutluluk kaplamış sahilde ki banklardan birinde yerini almış ve simidini paylaşacağı onun için kurban olacağı birini beklemeye koyulmuştu. Simidini tek başına yemek istemiyordu ama daha öncede hiç simit yemediği için bir ısırık almıştı sonra beklentisinin ancak filmlerde olacağını düşündü ve simidini paylaşmak için etrafına bakındı artık bir şeyleri paylaşmak istiyordu çünkü mutlu çiftleri gördüğünde paylaşmanın mutluluk getirdiğini fark etmişti. Bugüne kadar kimseyle bir şey paylaşmamış, kafelerde tek başına takılmış, parasını hep tek harcamıştı. Kararlıydı simidini paylaşacaktı martıları fark ettiğinde sanki balon hediye edilmiş bir çocuk gibi mutluluktan havaya uçacaktı. Hemen simidinden bir parça kopardı ve havaya attı martılar birbiriyle yarışıyordu simidin her parçası denize düşmeden bir martı tarafından yakalanıyordu. 

Tekrar tekrar simitçiye giderek martılar için simit alıyordu. Her sabah aynada nefretle baktığı mutsuz yüzüne ilk defa simitçinin arabasının buğulu camında mutlu rastlamıştı. 

Bugün bir ilk daha yaşamış ve kafelerde artık tek oturmayacağının farkındalığını yaşamıştı. Yol kenarında ki seyyar bir simitçinin farkındalığını yaşaması ona bugüne kadar yaptıklarının katmadığı mutluluğu katmıştı. Artık tekil değil çoğul yaşayacaktı. Her gün batan güneşi görüp kahır etmeyecek güneşin doğmasını bekleyecek ve onun için yaşamaya başlayacaktı. Artık kurban olacaktı. Güneşin onu sevdiğinin farkına varacak artık o güneşin ışığı onun hayatına mutluluk saçacaktı. 

Sevdiğine sevdiğini söyleyip sevildiğini duyacak. Hayatına anlam verecek. Aynada gördüğü yüzüne isyan etmeyip ruhunun güzelliğini tadacaktı. 

Evet kurban olmak gerek. Kurban olana yaranmak gerek. Güneşin doğduğu gerçeğini bilmek gerek. Küçük şeylerle mutlu olunacağını bilmek gerek. Küçük bir ayrıntıdan olmadık bir zamanda olmadık bir yerden mutluluğun geleceğini bilmek gerek. Mutlu yaşamak için mutlu ve gülen bir yüzle güne başlangıç gerek. Bu hayatın şekillenmesi için onu sevmek gerek. 

Kerim ÇALIŞKAN 


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1/B maddesine göre, sayfada paylaşılan yazıların isimsiz ve izinsiz kullanılması suç sayılmaktadır.
KERİM ÇALIŞKAN. Tema resimleri duncan1890 tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
  • CÖMERTBİLGE
  • +